10 adımda nasıl 11 adım atabilirim - Hayal Satın Almak

motivasyon sözleri

Kendini gerçekleştirmek. Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisine göre: en büyük ihtiyacımız ve tabi en suistimal edilebilir zaafımız. Bu ihtiyaç elbette kendi varlığını kanıtlamaktan geçiyor. Düşünüyorum öyleyse varım, 21. yüzyıl için pek de tatmin edici bir cevap değil. Sadece düşünmek bir hayalperest olmaktan ileriye götürmüyor insanı. Var olmak, var olduğunu hissetmek başarı denen bir illüzyon ile kolayca gerçekleşiyor.


Üniversite sınavına hazırlanırken sınavda nasıl başarılı olunacağını açıkladığını iddia eden bir kitap almıştım, bu beni çokça motive etmiş ve bir tane daha almıştım. Birkaç hafta sonra sınava çalışmadığımı, bu kitapları okuyarak çalıştığımı düşündüğümü fark ettim. Kitabı okurken sınavı kazanmış, üniversiteye gitmiş ve mezun olmuştum bile. Bunu fark edene kadar uykumdan tutun da, kaç günde hangi alışkanlıkları kazanabileceğime, hangi beden dilinde bulunursam insanların benim hakkımda ne düşüneceğine, ne yaparsam mutlu olacağıma kadar çokça kitap okuyor ve hayaller içerisinde yaşıyordum. Fakat hayatla pek alakası yoktu bu kitapların bunu hayat bana gösterecekti.


Üniversiteye başladığımda bu kitaptakiler gibi ilerlemedi hayat, kimi zaman kapı kapı gezip diş macunu satma işinde, kimi zaman anketörlük yaparken, kimi zamanda sahil kenarı bir restoranda sipariş alırken buluyordum kendimi. Mutsuz değildim, günde sekiz saatten de az uyuyordum, uyumadan sınavlara girdiğim de oluyordu. Fakat "başarılı" bir insan değildim yani var değildim.


Kimileri iddia oynuyor paramı bir haftada iki katına çıkaracağını vaad ediyor, kimileri para biriktirip kendi işini kurmanın en mantıklı olduğunu söylüyor, kimileri de anı yaşaman gerektiğini bunun mutluluğun formülü olduğunu anlatıyordu. Fakat hiçbiri mutlu değildi ve anlattıklarıyla yaşayışları arasında çokça fark vardı.


Sohbet sırasında burcumun (aslan), burcuyla (terazi) çok uyumlu olduğunu anlatan uzun süredir görüşmediğim arkadaşım olmuştu. Olumlu düşünmenin karşına olumlu şeyler çıkaracağını söyleyen, inancın tek çözüm olduğundan bahseden. Çok fazla insan, çok fazla fikir. Acaba mutluluğun bir formülü, bir algoritması olabilir miydi? Ya da başarılı olmanın veya var olmanın.


Gözlemlerime göre: başarının kriteri para, mutluluğun ise sahip olmaktı. Ve mutlu olmak bir zorunluluktu. Güzel bir söz vardı: Neye sahip olduğunuz ne kadar zengin olduğunuzu göstermez, neye ihtiyacınız olduğu ne kadar zengin olduğunuzu gösterir, diye. Birinci ihtiyaç kendini gerçekleştirmekse parası olan insan başarılı olmuş yani var olmuş, kendini gerçekleştirmişti. Fakat neden mutlu değildi? Formül bir paradoksa dönüşmüştü.


Sanırım bir şeyler söylemek de var olduğunu kanıtlamanın bir yoluydu ki insanlar bu kadar konuşuyor, sana ne yapman gerektiğini söylüyor ve kendini gerçekleştirmek istiyordu. Bazısı bir sözle hayatını değiştireceğini, bazısı bir kitapla bunu yapacağını iddia ediyordu, etmeye de devam edecekti. Hayal satmak, hayal satın almak günümüzün en çok yapılan ticareti. Bazen çalışkan olmak için kalem, bazen daha çok sevilmek için pantolon satın alırız. Satın aldığımız bir kalem midir? Yoksa başarılı olma hayali mi? Ne kadar eder bir mutluluk? Bir kaç hap yeter mi? Ya da birkaç pahalı araba? Mutlu günler...

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.