Japonya'nın intihar sorununa YALNIZLIK bakanı hamlesi

Japonya'nın intihar sorununa YALNIZLIK bakanı hamlesi
Bu konuyu öğrendiğimde elbette önce aklıma mizahi bir yazı hazırlamak gelmişti fakat yazıyı hazırlarken yaptığım araştırmalar sonucu bunun doğru olmayacağını düşünüp yazdıklarımı sildim. Ve bu yalnızlık konusunu sosyal medyada mizahi şekilde dışa vuran bizlerin gelebileceği son noktayı hayal ettim.

Koronavirüs nedeniyle intiharların arttığı Japonya'da Başbakan Suga, Tetsushi Sakamoto'yu Yalnızlık Bakanı olarak atadı. Sadece geçtiğimiz (2020) ekim ayında 880 kadının intihar etti ve bu önceki yıla oranla yüzde 70 fazlaydı. Kadınların çoğunun evli olmaması ve kalıcı işlerinin olmamasının bu konuda etkili olduğu söyleniyor. Ve buna ek, kadın erkek eşitliğinde Japonya'nın 153 ülke arasında 121. sırada olmasını örnek gösterebilirim.

Hepimiz hayatımızın bir noktasında intihar kavramı üzerine düşünmüşüzdür. Bir insanın hangi sebeplerle bunu yapabileceğini aklımızdan geçirmiş belki de hiçbir şeyin intihara sebep sayılamayacağına karar vermişizdir. Okuduğum Veronika Ölmek İstiyor adlı kitapta sadece monoton bir yaşamdan sıkıldığı için intihar girişiminde bulunan Veronika'nın yaşadıklarından bahsediliyordu. Geçenlerde intihar eden ve sosyal medyada intihar notunu paylaşan Furkan da "Bir araba, bir ev uğruna yıllarımı harcamak istemiyorum" demişti.  Burada yanlış bir şeyler var? Gerçekten de bu iki şey uğruna yaşanan bir hayat düşüncesi, Furkan'nın bunu düşünmesinin sebebi neydi? Elbet altında yatan çok farklı şeyler de olabilir fakat yanlış temellendirilen bir düşünce sisteminde -ki bu Furkan'nın suçu değil- doğru kararlar verilemezdi.

Baskı en temel intihar sebeplerinden biri olabilir, Japonların neden intihara meyilli olduklarını araştırırken Sempai ve Kohai adında iki kavrama rastladım, bir nevi gizli kast sistemi. Senpai (先輩), küçüklerin büyüklere kullandığı ektir. Daha çok küçük sınıftakiler tarafından üst sınıftakilere karşı kullanılır. Kohai de alt sınıflardır. Ve Kohailer Sempailere saygı göstermelidir. Yani bir işe girdiğinizde saygı göstermeniz gereken birçok insan oluyor ve siz onların altında olmuş oluyorsunuz. Genellikle eğitim sisteminden başlayan bu saygı öğretisi ( tsunami faciasında bile sıraya giren) Japonya halkında büyük baskıya neden olmuştu.

Metronun önüne atlayıp intihar edenlerin dahi artık normal olarak karşılanabildiği bu ülkede, bunu engelleme amacıyla intihar eden kişinin ailesine para cezası verilmesi gibi yöntemlerin kullanıldığı haberleri okumuştum. Bu yüzden birçok sebebi olan intihar meselesinde temelde yine eğitim ve küçük yaşlarda yapılan öğretilerin etkili olduğu çok açık. Ve muhtemelen bu yalnızlık bakanı olayı da bir işe yaramayacaktır. Belki bir baskı bakanı daha faydalı olabilirdi.

6 yorum:

  1. Japonya'da teknoloji çok gelişmiş, buna bağlı olarak teknoloji ile gelen buhranlar da arışta. İnsanların arkadaş kiraladıklarını duymuştum. İnternet sitesinden arkadaş kiralıyorsun, sonra da o arkadaş ile gün boyu geziyorsun. Sağ olunuz. Unuttuklarımı hatırladım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sizin sayenizde yeni bir şey öğrenmiş oldum, yorum için teşekkürler :)

      Sil
  2. İlginç bir yazı olmuş. Yarın gazetede!

    YanıtlaSil
  3. Bence fazla disiplin ve çalışma koşulları da etkiliyor olabilir. Çok az uyuyup, sürekli çalıştıklarını duymuştum. Bu süreçteki yalnızlaşma, toplumdan kopma da olumsuz etkiliyordur.

    YanıtlaSil
  4. Yalnızlık bakanı terimi distopyadan fırlamış gibi. Ürkütücü. İntiharın çeşitli nedenleri olabilir. Ama yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla mobbing önemli bir neden yalnızlıktan da ziyade. Alt üst ilişkisinin katılığı bana bunu düşündürdü.

    YanıtlaSil
  5. Adsız4/11/2021

    Yalnızlık bakanlığını duymuştum. Tsunami faciasında sıraya girme olayını bilmiyordum. Dehşete düştüm! Şu bakanlığın işe yarayacağına ben de inanmıyorum. O duyguyu insanının yüreğinden ve kafasından nasıl alacaklar ki. Güzel ve bilgilendirici bir yazı olmuş :)

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.