Yönetmen Kafası (1. Bölüm) : Charlie Kaufman

Bu serinin film incelemelerinden daha eğlenceli olacağını düşünüyorum. MERHABA şu anda kişisel bir blog sayfası okuyorsun, bunu belirtme sebebim diğer internet siteleriyle karıştırmaman beni. Ben bir sözlük yazmıyorum fikirlerimi, yorumlarımı belirtiyorum. /MERHABA


Yaklaşık 10 yıldır en büyük hobilerimden biri film izlemek. Bir Sinefil'im diyebiliriz. Sinefil Nedir? yazıyı yazdıysam tıklayarak öğrenebilirsiniz. Bu 10 yılın ilk yarısı bilinçsiz bir seyirci olarak geçti, sadece izliyordum. İkinci yarısı ise izlemekten çok araştırmakla geçti. Bu araştırma süreci çoğu zaman izleyeceğim filmin süresinden fazlaydı. Öğrendiklerimi konuşacağım pek insan yoktu ve ben de blog sayfası açmaya karar verdim. Bu araştırmalarım sonucunda neden film izleriz? filmleri nasıl okumalıyız? gibi soruların cevaplarını keşfettim ve keşfetmeye paylaşarak devam etmeye karar verdim.


YÖNETMEN KAFASI

Film izleme serüvenimin ilk yarısında rastgele film izleyen biri olarak çok fazla vakit kaybı dediğimiz filmlere denk geldim. Fakat zamanla sevdiğim filmler arasında bazı bağlantılar keşfetmeye başladım. Bu bağlantılar filmin yönetmenleri, senaristleri ve oyuncularıydı -çoğunlukla yönetmenleri. Ve bu yöntemle çok güzel filmler izledim. 


Film izlemek bir boş zaman aktivitesi olsa da bir sanat olduğunu unutmamak gerek (7.sanat) ve sinemanın sanat olduğunu bize hatırlatan yönetmenleri blogumda Yönetmen Kafası yazı serisinde paylaşmaya karar verdim. Bu seride Tarantino, Nolan, Scorsese gibi popüler yönetmenlere de değineceğim Kaufman, Gaspar Noe gibi niş yönetmenlere de. Kim bilir belki yerli yönetmenlere de yer veririz. İlk bölümümüzün Konuğu: Charlie Kaufman.


Charlie Kaufman; Being John Malkovich, Adaptation, Eternal Sunshine Of Spotless Mind, Synecdoche, New York ve son zamanlarda çok konuşulan I'm Thinking of Ending Things filmlerine imza atmış bazılarında senaristlik bazılarında yönetmenlik+senaristlik yapmıştır. Bu filmlerden en az bir tanesini izlediyseniz farklı, özgün bir tarzı olduğunun farkına varmışsınızdır. İzlemediyseniz yazı sırasında epey kafanız karışacak, okumaya devam edin.


NASIL YAZIYOR



Pek röportaj vermeyen Kaufman'ın yukarıdaki videosunda dikkatimi çeken sadece bir cümle vardı:"Bu benim işim ve bunu ipoteğimi ödemek zorunda olduğum için yapıyorum." birazdan bahsedeceğim filmlerin yazarının bu cümlesine inanmak zor. Hatta kendini yazdığı Adaptation filmdeki bir sahneyi  hatırlattı bana bu röportajı. Donald'ın yazarla Charlie kılığında röportaj yaptığı ve o sırada samimiyetsiz gelen bir cevabı ile yalan söylediğini anladığı sahneyi hatırlattı. Bazı hislerin hissedilmeden anlatılmasının imkanı olduğunu düşünmüyorum. Aksini deneyenlerin olduğu yüzeysel pek çok örnek gördük. Bu yüzden sinema sanatına yalnızlık, zihin karmaşıklığı, benlik çatışması gibi temaları en iyi aktaran yönetmenlerden biridir Charlie Kaufman ve bence bu başarısının altında anlattığı hisleri yaşamış olması yatıyor.


FİLMLERİN KARMAŞIKLIĞI


Bu noktada seyircilerin yanlış noktaya odaklandığını düşünüyorum. İzlediğim bazı filmlerinde aklımda soru işaretleri olduğundan internette paylaşılan yazıları okumaya başladım ve insanların benim baktığımdan farklı bir açıdan bu filmlere baktığını gördüm. Genelde insanlar bu karmaşıklığın çözümünü aramaya, paylaşmaya çalışmış. Fakat bu bir Nolan filmi değil, yönetmen de bir yapboz yapmıyor. Filmleri genel olarak zihin, benlik, bilinçaltı gibi temalara sahip olan Kaufman'ın ben sadece his filmi yaptığını düşünüyorum. Anlamak değil hissetmek. 



Being John Malkovich: En izlenilebilir Kaufman filmi. Benim en sevdiğim ikinci filmidir. En izlenilebilir dememin sebebi başı sonu olan bir hikayesi olmasıdır, maalesef ve iyiki  bir sonraki filmlerde bunlardan bahsetmek zorlaşacak. Evli olmasına rağmen başkasından hoşlanan bir kuklacının ve eşinin John Malkovic'i yönettiği, başka bir insanın zihninde yer almak, bir başkası olmak gibi temalara yer veren bu film Kaufman filmlerine başlanacak en iyi noktadır. John Malkovich yerine Tom Cruise düşünülse de Kaufman John Malkovich de ısrarcı olmuştur, John Malkovich oynamayı reddetmesine rağmen.



Adaptation: Bir önceki filmi John Malkovich Olmak olan Kaufman farklı şeyler denemeye karar verir. Konusu şu şekilde: Charlie Kaufman'dan Çiçek Hırsızı adlı bir kitabı filme uyarlaması isteniyor, hikayesi tamamlanmamış olan bu kitabın filminin nasıl yapılacağı hakkında kafa karışıklıkları yaşayan Kaufman filmin içinde bu uyarlamayı yapma hikayesini film yapmaya karar veriyor. Yani Film bu filmin yapılışını anlatıyor. Bu yüzden Charlie Kaufman Olmak ismini bu filme daha çok yakıştırıyorum. 

Not: Filmde John Malkovich Olmak filminin setinden de görüntüler var.




Eternal Sunshine Of The Spotless Mind: Bilmeden izlediğim ilk Kaufman filmi. Sadece Jim Carey oynadığı için ve popüler olduğu için izlemiştim. Şimdilerde izleseydim yönetmenine bakmama gerek kalmazdı bu bir Kaufman filmi derdim. Joel (Jim Carey) ilişkisini hafızasından silmek istemektedir fakat hafızasının içinde kaybolarak kendini tekrardan tanımaya ve anılarını tekrardan yaşamaya başlar. Silinen hafızasının içinde Clementine'ı saklamaya çalışır. Ve biz onun bilinçaltını, zihin yolculuğunu izleriz. 




Synecdoche, New York: Kaufman'ın en anlamakta zorlandığım filmi. Konusunu nasıl anlatabileceğimi bilmiyorum. Anlatmaya çalışacak olursam; Caden adında bir tiyatro yönetmeninin karısı ve kızı tarafından terkedilmesi sonucu girdiği bunalımın rüyalarla temsillenmesi, derdim. Caden kendi hayatını tiyatroya dökmek ister ve her anına bunu uygulamaya çalışır ki bu kendisini canlandıran aktörü canlandıran aktöre kadar gider ve dördüncü duvarın yıkacak bir anlatım şekline dönüşür hikaye.



I'm Thinking of Ending Things: Son zamanlarda çok konuşulan filmlerden. Evet! Bu da bir Kaufman filmi. Genel olarak Synecdoche, New York filmiyle aynı temaya sahip bu filmi ilk izleyişimde maalesef pek anlayamamıştım ve izlemem iki gün sürmüştü fakat sonunu bilerek izlediğim ikinci izleyişimde filmin anlatmaya çalıştığı hislerin bir kısmını anladım. Ve Kaufman'a tekrardan hayran oldum. Genel olarak Synecdoche, New York ile benzer şeylerden bahsediyor fakat bunu birçok felsefi sohbetlerle süslemiş bir şekilde bize sunuyor. Sakin bir kafayla izlemenizi tavsiye ederim.


Eminim bu bahsettiğim filmleri dönem dönem izleyip farklı hisler yaşayacağım. Sinemanın gerçekten bir sanat olduğunu bana hissettiren yönetmenlerden biri olan Kaufman'ın filmlerini takip etmeye devam edeceğim. Bir sonraki Yönetmen Kafası yazımıza hangi yönetmen konuk olsun yorumlara yazabilirsiniz. 


Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.